250 milyon TL’lik alım için geldiler

İstanbul Ticaret Odası, Yan Sanayi Borsası ile 29 yıldır KOBİ’lerin dünya devi firmalara tedarikçi olmasını sağlıyor. Borsa’nın son konuğu Silverline oldu. Silverline 250 milyon TL’lik hammadde alımı için İTO Yan Sanayi Borsası’nın kapısını çaldı.

Kobi’ler, İstanbul Ticaret Odası Yan Sanayi Borsası aracılığıyla büyük firmalar için tedarikçi oluyor. Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Teşkilatı’nın (UNIDO) desteğiyle İTO bünyesinde 1990’da kurulan borsanın son konuğu, yerli beyaz eşya devi Silverline oldu. Silverline, 250 milyon TL’lik hammadde alımı için İTO Yan Sanayi Borsası’na (YSB) başvurdu.

27 FİRMA

Tedarikçi buluşması kapsamında 27 borsa üyesi, Silverline ile görüşme masasına oturdu. Üyelerine 29 yıldır yerli ve yabancı iş ortağı bulan YSB, her yıl 30 ana tedarikçiyi İstanbul’a getiriyor. YSB’nin 3 bin 500 yan sanayici üyesi bulunuyor ve firmaların yüzde 91’i ihracatçı konumunda. Borsa şu ana kadar 35 yabancı yan
sanayi borsası ile de işbirliği yaptı.

SAVUNMA SANAYİ

YSB, 21 Mart’ta gerçekleşecek Savunma Sanayi Tedarikçi Günleri ile de KOBİ’leri, savunma sanayinin devleri ile bir araya getirecek. ASELSAN, HAVELSAN, TAI ve Roketsan’ın ana sanayici olarak katılacağı etkinlikle ikili görüşmeler gerçekleşecek.

KOBİ’lerin dilinden tedarikçi günleri

KOBİ’ler, bugüne kadar Tedarikçi Günleri sayesinde dünya devleri ile birçok işbirliği fırsatı yakaladı. Silverline ile yapılan Tedarikçi Günleri’ne katılan KOBİ’ler deneyimlerini anlattı:

HER YIL KATILIYORUM

Gür Metal Döküm: Yılda 3-4 tedarikçi gününe katılıyorum. Bu etkinlik sayesinde birçok yerli ve yabancı firma ile çalışma şansı yakaladık.
Randevu alıp görüşme için gitmek yerine, büyük firmalar İstanbul Ticaret Odası vesilesi ile bizimle görüşmek için geliyor.

GÜVENİLİR ORTAM

Maktel Makina ve Tel Sanayi: Bu görüşme, ihracat açısından potansiyel müşteri oluşturdu.
Tedarikçi günlerine şu ana kadar 4-5 defa katıldık.
Bu etkinlik, iki şirketin de birbirini tanıdığı güvenilir bir ortam oluşturuyor.

YENİ ŞEYLER ÖĞRENDİK

Önder Kablo: Tedarikçi günlerine 3-4 kere katılma fırsatı bulduk. Hepsi olumlu geçti. Bunlardan yeni şeyler öğrendik.

Yan sanayiye milyarlık fırsat

Üyelerine iş ortağı bulan İTO Yan Sanayi Borsası (YSB), Tedarikçi Günleri’nde firmaları bu kez Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) ile buluşturdu. Özel programa ilk kez gelen MKEK, bu yıl yurt içinden 1 milyar 21 milyon liralık mal alımı yapmayı planlıyor.

İstanbul Ticaret Odası Yan Sanayi Borsası (YSB), ‘Tedarikçi Günleri’ organizasyonlarıyla yerli ve yabancı ana sanayicilerle Türkiye’deki yan sanayi firmalarını satın alma masasında buluşturuyor. 1990’da Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Teşkilatı’nın (UNIDO) desteğiyle İTO bünyesinde kurulan Yan Sanayi Borsası, büyük firmalarla, onlara tedarikçi olacak küçük ve orta boy işletmeleri B2B masasında bir araya getiriyor. İTO’nun Yan Sanayi Borsası üyeleri geçen hafta da savunma sanayisinden kurumların yetkilileri ile görüşme imkanı buldu. Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK), Yan Sanayi Borsası üyeleriyle görüşme masasına oturmadan önce, katılımcı firmalara MKEK’i tanıtan bir toplantı yapıldı.

DAHA ÇOK ÜRETECEĞİZ

Toplantının açılışında konuşan İTO Başkan Yardımcısı İsrafil Kuralay, “Daha iyisini yapmak işbirliğine dayanıyor. Kamu ve özel sektörün işbirliği halinde çalışması hem savunma ürünlerini hem firmaları hem de ülke ekonomisini güçlendirecektir” dedi. İTO’nun kapısının yan sanayicilere her zaman açık olduğunu kaydeden Kuralay, “Organizasyonun bereketli olmasını arzu ediyoruz. Zaten istihdam seferberliği de var. Tedarikçiler iş aldıkça, ana firmalar daha çok ürettikçe bu olacak. Yan Sanayi Borsası’nın düzenlediği Tedarikçi Günleri de iyi bir zemin, iyi bir fırsat” şeklinde konuştu.

TAMAMI YERLİ

MKE Kurumu Genel Müdür Yardımcısı Hayrettin Özden ise toplantıda, kurumun köklü geçmişini anlattı. Kurumun KİT statüsünde ve yüzde 100 yerli olduğunu belirten Özden, “Önceden barut kesesinden mühimmat sandığına kadar her şeyi kendimiz yapıyorduk. Ancak artık ana ürünler, bunların ana bileşenleri ve kritik ürünler dışındakilerde olabildiğince alt yüklenici kullanıyoruz. Bunları yerli firmalarımıza ihale ediyoruz” dedi.

2018 yılında 270 milyon liralık işi alt yüklenicilere yaptırdıklarını anlatan Özden, “Bunlar, talaşlı imalat, hazır ana bileşen veya hammadde temini gibi işler. Bunun yanı sıra da 125 milyon liralık, daha çok personel çalıştırma olarak alt yüklenicilerden hizmet satın aldık” diye konuştu.

Son yıllarda yatırım konusunda yeni politikalar geliştirdiklerini kaydeden Özden, özellikle makina tezgahında yerli firmalarla çalıştıklarını, gizlilik sözleşmesi yaptıklarını ifade etti.

SANAYİYİ BESLİYOR

MKE Kurumu Genel Müdür Yardımcısı Hayrettin Özden, savunma ürünlerinin yanı sıra birçok sivil ürün de ürettiklerini belirtti. Demiryolu rayı, takım tezgahı üretimi, motor bloklarının dökümüyle başlayan bu hizmetin Türkiye sanayisinin ihtiyacı olan ana ürünlerle devam ettiğini kaydetti. Özden, özellikle yüksek vasıflı çelik ve pirinç üreterek yerli sanayinin kullanımına sunduklarını söyledi.

Genel Müdür Yardımcısı Hayrettin Özden, tedarikçi olacak yerli yan sanayi firmalarıyla eşgüdüm halinde çalıştıklarını, MKE tesislerinden bilgi edinmelerine ve örnek almalarına imkan sağladıklarını kaydetti. 
Bu şekilde ortak başarı sağladıklarını belirten Özden, tedarikçi firmalara teşekkür etti.

DÖNEM HEDEFİ

MKE Kurumu İkmal Dairesi Şube Müdürü Ebru Koçak Tatoğlu ise kurumun yurt içinden yaptığı toplam tedarik tutarına göre yan sanayi kullanım oranının yüzde 52 olduğunu ifade etti. Tatoğlu, MKE’nin bu yıl yurtiçinden tedarik etmeyi planladığı mal alım bedelinin 1 milyar 21 milyon lira olduğunu açıkladı. Tatoğlu, kurumun 2023 hedeflerinden birinin yan sanayiye 400 milyon dolar iş hacmi oluşturmak olduğunu kaydetti.

Programın ikili görüşme safhasında 200’den fazla firma, MKEK’nin fabrika ve birimlere göre ayrılmış 12 ayrı masasında kurum yetkilileriyle B2B görüşme yaptı. İki gün süren programın ardından, Genel Müdür Yardımcısı Hayrettin Özden, İTO Genel Sekreter Yardımcısı Özcan Tokel’e teşekkür ederek, İstanbul Ticaret Odası’nın, firmalarla buluşmaya imkan ve zemin hazırlamasından dolayı çok memnun olduklarını ifade etti.

DÜNYANIN DÖRT BİR YANINDA MÜŞTERİSİ VAR

MKE son yıllardaki milli hassasiyetler ve yerli üretim atağı sebebiyle yerli tedarikçilerle çalışmaya ağırlık verdi. 2015’ten bu yana satışları artan ve kârlılık sağlayan MKE, 2018’de 1.8 milyar liralık satış yaptı. Kurum 104 milyon liralık dönem kârı elde etti. Kurum son dönemde yıllık ortalama 50-100 milyon dolarlık ihracat da yapıyor. Filipinler’den ABD’ye kadar birçok ülkeye ürün satan MKE’nin en büyük müşterileri Ortadoğu ve Afrika ülkeleri.

MKEK’NİN SİSTEMİNE KAYDOLUN

MKE Kurumu, ihalelerine katılımın artırılması ve ihalelerin duyurulması amacıyla Tedarikçi Yönetim Sistematiği kurdu. 
Bu sistemde toplam bin 540 İstanbul firması bulunuyor. Kurum ihaleleri, bu sisteme kayıtlı firmalara e-posta ile de bildiriliyor. Sisteme kaydolmak için İkmal Dairesi Başkanlığı’ndan ‘Yaklaşık Maliyet ve Şartnameler Şubesi Müdürlüğü’ ile mkekykm@mkek.gov.tr e-posta adresinden irtibata geçmek yeterli.

TEDARİKTE 4 YÖNTEM

MKEK İkmal Dairesi Başkanı Ahmet Konur, kurumun mal ve hizmet tedariğinde belli usuller kullandığını söyledi. Kurumun, ilan yapılmaksızın ve teminat alınmaksızın doğrudan temin ile alım yapabildiğini kaydeden Konur, “Özel sektör firmalarından ortak üretime ilişkin olarak gelen işbirliği teklifleri, doğrudan temin şeklinde yapılıyor” dedi. Konur, tedarik usullerini şöyle sıraladı: 
Açık ihale, belli istekliler arasında ihale, pazarlık usulü ve doğrudan temin.

İHALEDE YERLİ MALINA AVANTAJ

MKEK’nin ihale duyuruları Kamu İhale Bülteni’nde ve kurumun web sitesinde (www.mkek.gov.tr) yayımlanıyor. Kanun uyarınca yerli malı teklif eden istekliler lehine yüzde 15 oranında fiyat avantajı sağlanıyor.

MKE KURUMU TEDARİK SİSTEMİNDEKİ SEKTÖRLER

  • Kimyasallar
  • Mekanik (talaşlı) imalat
  • Sac metal aksamı
  • Metal malzemeler
  • Plastik ve kauçuk aksamları
  • Dövme-döküm parçaları
  • Ambalaj malzemeleri
  • Tahaffuz malzemeleri
  • Elektrik-elektronik malzemeleri
  • Kaplama
  • Refrakter malzemeler
  • Ferro alaşımlar
  • Kesici takımlar
  • Makina ve teçhizat malzemeleri
  • Hırdavat malzemeleri
  • Patlayıcılar
  • Diğer

İhracatta ‘dijital’ dönem başlıyor

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, “İhracatta çok büyük bir dönüşümü gerçekleştiriyoruz, tüm işlemlerin elektronik yapıldığı kağıtsız ihracat uygulamasına geçiyoruz.” dedi.

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Ticaret Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen “İhracatta Dijital Gümrük Tanıtım Toplantısı”nda yaptığı konuşmada, 2019’un bakanlık için icraat yılı olacağını söyledi.

Dijitalleşmenin ‘mega trend’ olarak dış ticareti ve buna bağlı olarak ülkelerin rekabetçiliğini doğrudan etkilediğini belirten Pekcan, “Blokzincir, yapay zeka, büyük veri, nesnelerin interneti gibi teknolojiler sayesinde artık eski modeller geçerliliğini yitiriyor. Bunlar önümüzdeki dönemde rekabetin koşullarını belirleyen alanlar olacak. Bu dönüşüm sürecinde ülke olarak geri kalmamız tabii ki söz konusu değil. Memnuniyetle söylüyorum ki biz treni kaçırmadık, doğru yoldayız.” diye konuştu.

Bu büyük dönüşüm ve değişim noktasında stratejik konumda bulunan Türkiye’nin, önemli bir transit merkezde yer aldığına dikkati çeken Pekcan, dünyanın her yerinde Türkiye markasını tanıtmak amacıyla ihracatı güçlendirecek adımlar atmaya devam ettiklerini, üreticileri ve ihracatçıları desteklediklerini bildirdi.

Pekcan, iç ticarette, dış ticarette ve gümrüklerde zorunluluk olan dijitalleşmeyi ve e-ticareti ön plana çıkarmayı hedeflediklerini ifade ederek, hizmetlerin tamamında, elektronik sistemleri esas alan uygulamalara ağırlık verdiklerini dile getirdi.

Türkiye’de ticari faaliyetlerin şeffaf, hızlı, kolay ve güvenli bir biçimde yürütülmesi ve ticaretin kolaylaştırılması amacıyla çok önemli düzenlemeler yaptıklarına işaret eden Pekcan, şöyle konuştu:

“Gümrüklerimizin modernleşmesi ve gümrük süreçlerimizin dijitalleştirilmesine yönelik çok önemli çalışmaları hayata geçirdik. Bakanlığımızın verdiği tüm hizmetlerde belgelerin tamamen elektronik ortamda işlem görmesini hedefliyoruz. Göreve geldiğimden bugüne, Tek Pencere, Liman Tek Pencere, Konteyner ve Liman Takip Sistemi, Serbest Bölge Giriş Çıkış Programı gibi birçok projenin yaygın bir şekilde kullanılması üzerine takiplerimizi yaptık. Şimdi de ihracatta büyük dönüşüm gerçekleştiriyoruz. Tüm işlemlerin elektronik yapıldığı kağıtsız ihracat uygulamasına geçiyoruz. İhracat beyannamesine ekli belgeler, memur işlemleri, dilekçeler ve memur ile beyan sahibi arasındaki her türlü iletişim tamamen elektronik ortama ve kayıt altına alınıyor.”

KAĞITSIZ GÜMRÜK UYGULAMASINA 30 NİSAN’DA BAŞLANACAK

Pekcan, ilk aşamada Bakanlık ile diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından aranan belgelerin Tek Pencere Sistemi üzerinden alınmasına ilişkin çalışma yaptıklarını anımsatarak, geçiş sürecinde tam 154 belgeyi elektronik ortama taşıdıkları bilgisini verdi.

Sistemin denemelerini Esenboğa Havalimanı, Ambarlı, Atatürk Havalimanı ve Ankara gümrüklerinde yaptıklarını belirten Pekcan, “Türkiye’deki bütün gümrüklerimizde kağıtsız elektronik ortamda ihracata 30 Nisan itibarıyla geçiyoruz.” ifadesini kullandı.

Pekcan, bu tarihten itibaren ticaret erbabının yol ve zaman masrafına katlanmadan ihracat beyannamesi ve eklerini ofisinden verebileceğini vurgulayarak şunları kaydetti:

“Kağıtsız beyanname uygulamalarıyla mükelleflerin gümrük işlemlerinde çok önemli maliyet kalemi olan zamandan ve arşivleme maliyetinden de hem Bakanlığımız hem de ihracatçılarımız kurtulmuş oldu. Personelimiz tarafından yapılan müzekkere düzenleme, gözetim uygulaması, dilekçe gibi tüm işlemler sistemde yer alacak ve gümrük işlemleri şeffaf ve güvenilir bir şekilde gerçekleştirilebilecek. İzlenebilirlik ve güvenlik açısından da baktığımızda ihracat işlemlerinin tüm süreçleri elektronik ortamda sistem üzerinden takip edilebilecek. “

“ÜLKEMİZİN DÜNYA E-TİCARETİNDEN ALDIĞI PAY ARTTIRILACAK”

Pekcan, yetkilendirilmiş yükümlü statüsü, ihracatta yerinde gümrükleme, liman tek pencere, sanal sıra, konteyner ve liman takip sistemi gibi pek çok uygulamayla gümrük işlem süreçlerini kolaylaştırdıklarını, firmalara maliyet avantajı ve rekabet gücü kazandırdıklarını ifade etti.

Bakanlık olarak kamuda yeni yönetim modellerinin ve yeni nesil teknolojilerin dış ticaret politikalarına entegre edilmesi yönünde sağlam adımlar attıkları vurgulayan Pekcan, özellikle blokzincir ve davranış bilimleri konularında çalışmalar yürüttüklerini anlattı.

Pekcan, dış ticarette tüm ilgili tarafların blokzincir üzerinden veri yönetimi sağlaması sayesinde firmaların dış ticaret süreçlerini çok daha hızlı ve maliyetsiz gerçekleştirmelerini sağlayacaklarını dile getirdi.

Türkiye’nin e-ticaret konusunda büyük potansiyele sahip olduğuna dikkati çeken Pekcan, “Güvenlik, gizlilik ve hizmet kalitesi konularında yaşanan endişeler sebebiyle elektronik ticaret toplam ticaretimize yüzde 4,1 olarak yansımıştır. Bu alanda dünya ortalaması yüzde 9,8.” ifadelerini kullandı.

Pekcan, bu kapsamda Bakanlık olarak “e-İhracat Stratejisi ve Eylem Planı” yürüttüklerine işaret ederek, şunları kaydetti:

“Hayata geçireceğimiz uygulamalarla, hem firmalarımıza her türlü teknik destek verilecek, hem de hedef ülke ve e-ticaret sitelerinde mal ve hizmet satılması desteklenerek ülkemizin dünya e-ticaretinden aldığı pay arttırılacaktır. Tüketicilerin güven algısının iyileştirilmesi ve elektronik ticarette güven ortamının tesis edilmesi için gerekli düzenlemeleri yapıyoruz. Güven damgasını internet sitesinde gören vatandaşlarımız e-ticaret sitesinin güvenilir bir otorite tarafından denetlendiğini bilecek. Ayrıca, e-ticaret yapan işletmelerin ulaşılabilir olması ve sağlıklı takip edilmesi amacıyla Elektronik Ticaret Bilgi Sistemi’ni kurduk. Ülkemizin temel veri tabanından olan Merkezi Sicil Kayıt Sistemi’ni (MERSİS) daha kullanılabilir hale getirdik.”

Toptancı hali içinde veya dışında işlem gören sebze ve meyvelerin cinsine, miktarına, fiyatına, alıcısına, satıcısına ve üretim yerine ilişkin bilgilerin elektronik ortamda tutulmasını sağlamak amacıyla Hal Kayıt Sistemi’ni ve mobil uygulamasını devreye aldıklarını anımsatan Pekcan, Perakende Bilgi Sistemi’nin (PERBİS) kurulmasına yönelik çalışmalara da başladıklarını aktardı.

“AKILLI İHRACAT PLATFORMU’NU HAYATA GEÇİRECEĞİZ”

Bakan Pekcan, ihracatçıların tüm verilere, desteklere, bilgi ve belgelere tek elden ulaşabilecekleri “Akıllı İhracat Platformu”nu hayata geçireceklerini vurgulayarak, “Söz konusu platform, ihraç pazarları, ihraç ürünleri ve ihracatçı özelinde önerilerle, ihracatımızı artırmaya dönük faaliyetlerimize destek verecek. İhracatçılarımızın kendilerine sağlanan desteklerden kağıt ortamından ari şekilde, tüm işlemlerin dijital ortamda çok daha hızlı yapabilmesine olanak sağlayacak Devlet Destekleri Otomasyon Programı da 2019 sonunda devreye girecek.” diye konuştu.

Teknolojiyi kullanan firmaların önündeki mevzuat engellerini kaldırmanın oldukça önemli olduğunu vurgulayan Pekcan, “Mevzuatın gelişen teknoloji ile uyumsuz olması büyük bir kaynak israfıdır ve tolere edemeyiz. Bu yönde çalışmalara da aktif olarak başladığımızın müjdesini vermek istiyorum.” ifadelerini kullandı.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle de Bakanlığın çalışmalarıyla tamamlanan kağıtsız gümrük uygulamasının hayata geçirileceğine dikkati çekerek, bunun tüm işlemleri daha hızlı ve güvenilir hale getireceğini söyledi.

Yeni uygulamalarla ihracatta yeni rekorlara ulaşılacağına işaret eden Gülle, önümüzdeki günlerde bavul ticareti yapanlarında ihracatlarını dijital olarak kayıt altına alacaklarını belirtti.

Konuşmaların ardından, Esenboğa ve Ankara Gümrük Müdürlükleri ile gerçekleştirilen canlı bağlantıda İhracatta Dijital Gümrük Uygulaması’na ilişkin iki işlem Bakan Pekcan’ın talimatıyla onaylandı.